Bölüm 25: Kelebek etkisi

Kelebek etkisi; Amazon Ormanları’nda bir kelebeğin kanat çırpması, ABD’de bir fırtınanın kopmasına neden olabilir. Bir sistem içinde önemsiz, ihmal edilebilir gibi gözüken bir unsurun büyük ve hatta öngörülemez değişikliklerin sebebi olabileceğini ifade temek adına kullanılan bir benzetme.

Kelebek etkisi benzetmesi Edward Norton Lorenz’a ait. Lorenz meteorloji mühendisi. Hava tahmini modellemesini yaparken aşağıdaki bilgisayarı kullanıyor. Bilgisayar dediğime bakmayın aslında yanyana duran 3 tane bulaşık makinasından daha fazla yer kaplayan bir hesap makinası… Toplama yapmaktan öteye gidemiyor ama yine de elle toplamaktan çok daha hızlı. Hava sıcaklığı, rüzgar hızı, hava basıncı gibi parametreleri içeren bir hava tahmin metodu ile modelleme yapıyor. İlk modellemede başlangıç verilerinden birini 0.506127 olarak alıyor. Bulduğu hava tahmin sonucunu tekrardan hesaplamak istiyor ancak ilk modellemede kullandığı değerin en sondaki 3 basamağını ihmal ederek virgülden sonraki 6 basamak yerine 3 basamağını 0.506 olarak bilgisayara giriyor. Ekranı dahi olmayan, çıkan bilgileri kağıt bir şeritin üstüne delik açarak bildiren bir bilgisayardan bahsediyoruz… Anlayacağınız adam daktilodan bozma klavye ile veri girmeye üşeniyor. Hava durumu modeli inanılmaz farklı çıkıyor. Önemsenmeyecek kadar küçük bir değerin hava tahmini sonucunu tamamen değiştirdiğini görüyor.

Lorenz bu deneyden yola çıkarak ilk koşullardaki küçük – kelebeğin kanatlarını çırparken çıkardığı rüzgar kadar küçük ve önemsiz – bir değişikliğin bile uzun vadede ve hatta büyük ölçekte muazzam etkileri olabileceği sonucunu çıkarıyor. İnsanlar kelebek etkisi analojisini sadece hava durumu gibi bilimsel olaylarda değil, aynı zamanda ekonomi, psikoloji, felsefe, sinema ve politika gibi başka alanlarda da kullanıyor.

Aslında Lorenz’in dikkat çekmek istediği başlangıç koşullarını bilmenin ne kadar imkansız olduğu ve küçük bir değişimin sonuçları büyük ölçekte ve öngörülemez şekilde değiştirebileceği…

Kelebek etkisi kaos teorisinin parçasıdır. Kaos Teorisi, öngörülemeyen sistemlerin davranışını tahmin etme bilimi olarak tanımlansa da tanımı gereği bile içinde derin bir çelişki barındırır. Öngörülemeyeni modellemek.. Meteorologların, borsa oyuncularının, ekonomistlerin ve deprem bilimcilerin yapmaya çalıştığı bu mekaniği yakalamak.

Kaosun içindeki kelebekleri saymaya çalışmak…

Eğer kaos teorisini yan yana dizilmiş domino taşları olarak düşünürsek, kelebek etkisi birinci taşa dokunulmasıdır. Gerisi yaşadığımız hayatın, kaosun kendisidir.

Sadece bir bilgisayarın bağlı olduğu bir oluşum internet olarak adlandırılamaz. World Wide Web… http://www.abuziddinkillibacak.com (boşuna kliklemeyin, böyle bir site yok) Abuziddin bey ile ilgili bilgi alabileceğimiz World Wide Web içindeki adres. Dünyadaki bütün bilgisayarları birbirine bağlayan sisteme internet diyoruz. Popüler bir sitedeki yeni bir bilgi, sitenin linklerinin çokluğuna, takipçilerinin sayısına bağlı olarak bütün kullanıcılara yayılabiliyor. Bilinen, muteber bir sitedeki bir haber, yüzlerce, binlerce siteyi tetikiliyebiliyor.

Beyindeki nöronlar arasında akan ufacık, önemsiz bir elektron bir algoritmayı çalıştırıyor. O algoritma popülerliğine, muteberliğine bağlı olarak bağlı olduğu bir çok algoritmayı, milyarlarca nöronu harekete geçiriyor. Olası potansiyel geleceklerden biri seçiliyor. Beyindeki bu önemsiz elektron kelebek etkisi yaratarak domino taşlarını deviriyor, algoritmaları çalıştırıyor. Sadece kendi beynimizdeki değil, iletişimde olduğumuz bütün varlıkların algoritmalarını da kuantum dolanıklık prensibine bağlı olarak harekete geçiriyor.

Beyinlerimizin daha doğrusu kainatta iletişimde bulunan bütün varlıkların kuantumun zaman dışı boyutundaki bir ortamda internet benzeri bir yapıda birbirlerine bağlı olduklarını düşünüyorum.

Kunatumun zaman dışı boyutu tabirinden kastım, beynimizdeki bütün aktiviteler nöronların içinden akan elektronlar sayesinde oluyor. elektronlar ışık hızında hareket eder ve ışık hızında hareket eden parçacıklar için Einstein’ın izafiyet teorisine göre zaman kavramı, zamanın büyüklüğü yoktur.

Varlıkların algoritmalarının büyüklüğü, detaylı ancak sonuca yönelik yalın unsurlar içermesi, kurmuş olduğu bağlantı sayısı, muteberliği vb sonucu baskın olan algoritmanın diğer varlıkların algoritmalarının üzerinde hüküm sürdüğü bir kainat.

Öte yandan bir tek elektronun kelebek etkisi ile öngörülemez olayları başlattığı, kompleks algoritmaların çaresiz kaldığı bir kainat.

Öte yandan bir elektronun bir nöron içindeki hareketenin kuantum dolanıklık prensibi sayesinde beynin her tarafında, ayrı bölgelerde, aynı anda ilgili algoritmaları çalıştırdığı bir kainat.

Öte yandan aynı elektronun bir nöron içindeki hareketenin sadece beynin her yerinde aynı anda bütün bölümleri ve algoritmaları çalıştırmasından ayrı olarak, varlığın iletişimde olduğu bütün varlıkların algoritmalarının da kuantum dolanıklık sayesinde aynı anda çalıştığı bir kainat.

Öte yandan beyinlerimizin internet benzeri, sanal ve zamanın var olmadığı bir ortamda biz fiziki olarak olayı yaşamadan ortalama 7saniye öncesinde yaşadığı bir kainat. https://hafifligindayanilmazmekanigi.com/2022/03/13/bolum-16-djokovic-nadala-karsi/

İddiam şu, bir elektron kelebek etkisi ile domino taşlarını kuantumun zamansız boyutunda devirmeye yani algoritmaları çalıştırmaya başlıyor. Bir algoritma diğerini tetikliyor. Amazon’daki kelebeğin kanat çırpışının ABD’deki fırtına formundaki nihai sonucunu kelebeğin kanat çırpmasından belki bir dakika, belki 10 yıl sonra görsek de aslında daha ilk kanat çırpmasında fırtına tüm detayları ile kuantum ortamında yaşandı.

Okumaya devam et…

Bölüm 25: Kelebek etkisi” için 2 yorum

Yorum bırakın